BASKI,CEZA,DENETİM… OSMAN EVCAN DİRENİŞE DEVAM EDİYOR!

  • Twitter
  • Facebook
  • Google+
  • Pinterest

BASKI,CEZA,DENETİM…  OSMAN EVCAN DİRENİŞE DEVAM EDİYOR!

Açlık grevleri neticesinde öne sürdüğü şartları kabul ettiren Osman Evcan bu zor süreçten sisteme boyun eğmeyerek çıkmayı başarmıştı. Ancak Silivri Cezaevi’n de yaşanan baskıcı, otoriter, cezalandırıcı ve haksız uygulamalar OHAL sürecinde katlanarak artmaya devam etti. Osman’ın kendi kimliğini imha ettirmemek, devletin araçlarının baskıları altında teslim olmadığını göstermek için verdiği savaş sonunda disiplin cezaları birbiri ardına eklendi. Cezaevinde ki otoriter uygulamalara slogan atarak karşı çıktığı için verilen disiplin cezaları sonucunda kendisine aylardır mektupları ulaştırılmamakta, ziyaretçileri ile görüştürülmemekte ve ailesi ile telefonla görüşmesine izin verilmemekte.

Osman Evcan, Vegan yemeklerinin içine katıldığını düşündüğü zarar verici kimyasal maddeler nedeniyle sindirim sisteminin 20 gün boyunca işlevsiz kalmasından sonra 14 Ekim 2017 tarihinden itibaren Silivri Açık Cezaevi Merkezi Mutfağı’ında pişirilip gönderilen vegan yemekleri, iaşeyi almamakta.

 

Açlık grevleri neticesinde öne sürdüğü şartları kabul ettiren Osman Evcan bu zor süreçten sisteme boyun eğmeyerek çıkmayı başarmıştı. Ancak Silivri Cezaevi’n de yaşanan baskıcı, otoriter, cezalandırıcı ve haksız uygulamalar OHAL sürecinde katlanarak artmaya devam etti. Osman’ın kendi kimliğini imha ettirmemek, devletin araçlarının baskıları altında teslim olmadığını göstermek için verdiği savaş sonunda disiplin cezaları birbiri ardına eklendi. Cezaevinde ki otoriter uygulamalara slogan atarak karşı çıktığı için verilen disiplin cezaları sonucunda kendisine aylardır mektupları ulaştırılmamakta, ziyaretçileri ile görüştürülmemekte ve ailesi ile telefonla görüşmesine izin verilmemekte.

Osman Evcan, Vegan yemeklerinin içine katıldığını düşündüğü zarar verici kimyasal maddeler nedeniyle sindirim sisteminin 20 gün boyunca işlevsiz kalmasından sonra 14 Ekim 2017 tarihinden itibaren Silivri Açık Cezaevi Merkezi Mutfağı’ında pişirilip gönderilen vegan yemekleri, iaşeyi almamakta.

Osman Evcan’ın Konu ile ilgili SİLİVRİ CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA  yaptığı suç duyurusu yazısı:

SİLİVRİ CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA

Silivri _ İstanbul

 

Konu: Suç duyurusuyla ilgili;

 

Ben Silivri kapalı Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda bulunan hükümlü konumda siyasi bir tutsağım. Bir buçuk yıldır bu Cezaevi’nde bulunuyorum.

Hayvan haklarını ve özgürleşmesini benimsemiş olmam nedeniyle Vegan beslenme kültürüne sahibim.

Vegan beslenme kültüründe hayvan eti ve hayvansal ürünler (süt, bal, yumurta, peynir, yoğurt,  vb. gıdalar) yenilmez. Hayvanların öldürüldükten sonra bedenlerinden, organlarından yapılan giysiler, eşyalar kullanılmaz.

Vegan yaşama kültürü hayvan haklarını benimser. Vegan bireyler insan hakları kadar hayvan haklarını da eşit düzeyde algılar ve önemserler. Dolayısıyla da , vegan bireyler insan ve hayvan haklarını birlikte ele alıp değerlendirirler. Birini diğerinden ayırmazlar. Her iki türü de eşit değerde canlılar olarak görürler. Ayrımcılık yapmazlar. Her iki türün yaşamsal haklarını birleşik bir mücadele kapsamında sürdürmüş olurlar.

Vegan bireylerin beslenme ve yaşam kültürüne ilişkin bu ön bilginin ardından vegan yaşama ve beslenme haklarıma yönelik hukuk dışı uygulamalardan ve hak ihlallerinden bahsetmek istiyorum.

Bulunmuş olduğum Silivri Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda, cezaevi idaresi vegan beslenme hakkımı ihlal etmektedir. Hak ihlalinin yanı sıra manevi değerlerime yönelik sistematik bir taciz girişimi , psikolojik işkence uygulaması da yapılmaktadır.  Cezaevi idaresinin ve personelinin yapmış olduğu bu uygulamalar, eylemler, hukuka, yasalara ve insan haklarına aykırı davranışlardır. Dolayısıyla da suç unsuru oluşmuş durumdadır. Suç unsuru oluşturan fiiller tarafıma yönelik olarak sistematik bir biçimde üretiliyor, uygulanıyor.

Bilindiği üzere tutuklu hükümlülerin vegan, vejetaryen, beslenmesi yasal, hukuki bir haktır. Bu yasal, hukuki, insani haklar 28 mart 2012 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiştir.

28247 Sayılı Adalet Bakanlığı’nın yayınlamış olduğu YÖNETMELİK ile ilgili olarak aşağıda 28 mart 2012 tarihinde Resmi Gazete ‘de yayınlanan yasal değişiklikleri içeren hükümleri olduğu gibi aktarmaktayım:

 

<<  28 Mart 2012

Resmi Gazete

Sayı : 28247

YÖNETMELİK

Adalet Bakanlığından :

 

HÜKÜMLÜ VE TUTUKLULAR İLE CEZA İNFAZ KURUMLARI PERSONELİNİN İAŞE YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK.

 

*MADDE : 2 – Aynı yönetmeliğin 9’uncu maddesi aşağıda ki şekilde değiştirilmiştir.

 

” MADDE : 9 – inancı gereği veya vegan, vejetaryen türü özel bir beslenme şekline sahip hükümlü ve tutukluların talepleri, iaşe miktarı ile sınırlı kalmak üzere karşılanır.

Eğitim merkezlerinde de bu uygulama yapılır. ”

 

………………………………

 

MADDE : 4 – Aynı yönetmeliğin 14’üncü maddesi aşağıda ki şekilde değiştirilmiştir.

 

” MADDE : 14 – Günlük yemek tabelaları hükümlü, tutuklu, görevli personel ile eğitim merkezlerinde eğitim görenlerin sayısı dikkate alınarak günlük olarak hazırlanır. Yemek tabelaları gerektiğinde değiştirilebilir.

Haftalık yemek listeleri 6. maddede belirtilen esaslar çerçevesinde, haftalık olarak hazırlanır, ve kurumda herkesin göreceği yerlere asılır. Günlük yemek tabelaları ile haftalık yemek listeleri bu işle görevli ikinci müdür tarafından imzalandıktan sonra kurum müdürünce onaylanır ve dosyada saklanır. ”

 

MADDE : 5 – Aynı yönetmeliğin 16’ıncı maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

 

” Çıkış belgesi cezaevi müdürü veya bu işle görevlendireceği kurum personeli tarafından imzalanmadıkça ambardan hiçbir madde çıkarılmaz. ”

 

MADDE : 6 – aynı yönetmeliğin 18’inci maddesinin ikinci fıkrası aşağıda ki şekilde değiştirilmiştir.

 

” Müdür veya bu işle görevlendireceği kurum personeli pişirilen yemeği – yemeklerin hak sahiplerine düzenli ve eşit bir şekilde dağıtılmasından sorumludur. ”

 

MADDE : 7 – Bu yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

 

MADDE : 8 – Bu yönetmelik hükümlerini Adalet Bakanlığı yürütür.

 

Yukarıda Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanan ve TBMM’de kabul edilen Adalet Bakanlığının 28247 Sayılı YÖNETMELİK maddelerini aktarmış oldum. Bu yasa 28 Mart 2012 tarihinde RESMİ GAZETE’ de yayınlanarak yürürlüğe girmiş oldu.

 

Söz konusu bu yönetmelik maddelerine göre ;

<< MADDE : 9 – inancı gereği veya vegan , vejetaryen türü özel bir beslenme şekline sahip hükümlü ve tutukluların talepleri , iaşe miktarı ile sınırlı kalmak üzere karşılanır. >>

 

Adalet Bakanlığı’nın çalışmasıyla yapılan bu yasa değişikliği maddeleri 28 Mart 2012 tarihinde Resmi Gazete ‘de yayınlanarak yürürlüğe girdi.

 

Maalesef bu yasal , hukuki , insani haklarımız keyfi uygulamalarla ihlal edilmektedir. Bu hak ihlalini yapan kurumlar ; Silivri Kapalı Ceza İnfaz  Kurumu  İdaresi ve Silivri Açık Ceza infaz Kurumu İdaresi’dir.

 

Silivri Kapalı Ceza İnfaz Kurumu İdaresi Ve Personeli tarafından hak ihlallerinin ve psikolojik taciz , kötü       muamele , psikolojik şiddet yöntemlerinin uygulanış biçimlerini aşağıda sıralamış olacağım ;

 

Yemekleri dağıtmakla görevli memur personel veya görevli mutfak çalışanı adli mahkum çalışanlar genel olarak şu yöntemlere baş vurarak hak ihlali eylemini gerçekleştiriyorlar. Ya da psikolojik taciz , saldırı , şiddet , edimine başvuruyorlar :

 

1 – << Osman , Silivri Açık Cezaevi infaz kurumu Merkezi Mutfağı’ndan sana akşam yemeği göndermemişler. Yemeğin gelmeyişinin bizim cezaeviyle ilgisi yoktur. Silivri Açık Cezaevi vegan yemek olarak sana ne gönderiyorsa biz sana o yemeği veriyoruz. >> diyerek hak ihlaline baş vuruyorlar.                  ( Not : Bu hak ihlalleri bazen öğle yemeklerinde bazen de akşam yemeklerinde yapılmaktadır. )

 

2 – << Osman , Silivri Açık Cezaevi Merkezi Mutfağı’ndan sana sadece bir tabak çorba yollamışlar. Bu hak ihlalleri bizim cezaevi kurumu ile ilgili değildir. >>

 

3 – << Osman , akşam yemeği olarak sana Silivri Açık Cezaevi Mutfağı’ndan sadece bir tabak makarna yemeği yollamışlar. Yemeğin eksik gelmesinin bizim cezaevi kurumu ile ilgisi yoktur. >>

( Not : Yemekleri dağıtan görevli memurlar ve görevli adli mahkum çalışanlar , Eksik verilen yemeklerin suçunu her hak ihlalinde Silivri Açık Cezaevi Kurumuna yüklemiş oluyorlar. )

 

4 – << Osman , öğle yemeği olarak Silivri Açık Cezaevi Mutfağı’ndan sana sadece bir tencere dolusu haşlanmış hayvan eti yollamışlar. Sana başka yemek göndermemişler. Vegan yemeklerinin gelmeyişi bizim cezaevi kurumu ile ilgili değildir. >>

( Not : Ben bir buçuk yıldır bu cezaevinde bulunuyorum. Vegan beslenmekte olduğumu Silivri Açık Cezaevi Kurumu İdaresi’ de biliyor. Kalmakta olduğum Silivri Kapalı Ceza İnfaz Kurumu İdaresi’ de biliyor. Her iki ceza evi kurumu idaresi vegan beslenmekte olduğumu bildikleri halde psikolojik eziyet , baskı , taciz , şiddet , işkence amaçlı olarak tarafıma hayvan eti getirmiş oluyorlar. Bu uygulama insani , hukuki bir uygulama değildir.

5 – << Osman , öğle yemeğinde sana Silivri Açık Cezaevi Mutfağı’ndan yanlışlıkla fırında tavuk yollamışlar. Yanlışlık olmuş. Bugün vegan yemeğin gelmedi. BİZİM CEZA Evi’nden kaynaklı bir durum değildir. >>

6 – << Osman , bu hafta sana vegan kahvaltılık ürün göndermemişler. Sorun bizim cezaevinden kaynaklı değildir. Silivri Açık Cezaevi Mutfağı görevlileri haftalık olarak Cuma günleri topluca verilen vegan ürünleri yollamamışlar. >>

( Not : Vegan kahvaltılık (zeytin ve tahin _ pekmez karışımı) ürünlerim her hafta Cuma günleri toplu olarak tarafıma veriliyor. )

7 – << Günlük öğünlerde üç çeşit vegan yemek çıkıyor. Bu üç çeşit yemeğin miktarı genellikle o kadar az oluyor ki doymak mümkün olmuyor. Yemeklerin miktarının çok az olarak verilmesi de değişik bir hak ihlali yöntemidir. Bu hak ihlali de bilinçli olarak tasarlanmış psikolojik baskı ve eziyet amaçlıdır. >>

 

8 – << Verilen vegan yemeklerin kalitesi çok düşüktür. Genelde mevsimlik olmayan konserve türü yemekler veriliyor. Oysa mevsimlik sebze yemekleri pişirilip verilmesi gerekmektedir. Beslenme değeri düşük olan bu konserve yemeklerin kalite düzeyi de çok bozuktur. Dolayısıyla bu yemekleri yemek mümkün olmuyor. Dökmek durumunda kalıyorum. Bu uygulama da farklı biçimde bir hak ihlali durumudur. >>

9 – << Osman yemeğin kazaya uğradı , döküldü. Yemeğin döküldüğü için bu akşam sana yemek veremiyoruz. >>

( Not : Son dönemde bu hak ihlali yöntemine başvurmaktadırlar. )

 

10 – << Vegan bireyler sebze _ meyve ile beslenirler. Silivri Açık Cezaevi Kurumu Mutfağı Görevlileri , yeterli sebze _ meyveyi tarafıma vermeyerek hak ihlali uygulamış oluyorlar. Silivri Cezaevi İdaresi’ de bu hak ihlaline ortak olmaktadır. >>

 

11 – << Vegan bireyler bakliyat türü ( kuru fasulye, barbunya, nohut, bezelye, mercimek ) bitkisel proteinlerle beslenirler. Bitkisel proteinler vegan beslenme biçiminde önemli yer tutan gıdalardırlar. Dolayısıyla da yeterli miktarda bakliyat türü gıdaları yememiz gerekmektedir. Fakat bakliyat türü yemekler yetersiz ve çok az miktarda verilmektedir. Bu uygulama da farklı biçimde bir hak ihlali durumudur. >>

 

12 – << En son başvurdukları yöntem; vegan yemeklerimin içine zarar verici ilaç, kimyasal madde, vb. maddeler konulması. Bu saldırı, şiddet edimi biyolojik bünyeme zarar vermektedir. Bu yönteme yeni başvurmuş oldular. En son olarak tarafıma verilen vegan yemekleri yedikten sonra ( 11 Ekim, 12 Ekim, 13 Ekim 2017 tarihlerinde ) midem ve karnım şiddetli olarak ağrımaya, kasılmaya, guruldamaya başlamış oldu. Sabaha kadar mide ve karın ağrısı nedeniyle uyuyamadım. Sindirim sistemim işlevsiz kalmış oldu. Haftalarca ( 20 gün boyunca ) tuvalet ihtiyacımı gideremedim. Normal tuvalet ihtiyacımı ancak 20 gün sonra giderebildim. Mide ve karın ağrım eskisi gibi şiddetli olmasa da hâlâ devam ediyor.

 

<< Vegan yemeklerimin içine katılan zarar verici kimyasal maddeler nedeniyle Silivri Açık Cezaevi Kurumu Mutfağı’ından gönderilen vegan yemekleri almıyorum, yemiyorum. >>

 

( Not : Vegan yemeklerimin içine katılan zarar verici kimyasal maddeler nedeniyle 14 Ekim 2017 tarihinden itibaren Silivri Açık Cezaevi Merkezi Mutfağı’ında pişirilip gönderilen vegan yemekleri, iaşeyi almıyorum yemiyorum. Çünkü verilen bu yemekleri yedikten sonra sindirim sistemim 20 gün boyunca işlevsiz kaldı. Midem ve karnım şiddetli ağrımış oldu.

Önlem olarak cezaevi idaresinin vermiş olduğu yemekleri almıyorum.

Cezaevi kantininden paramla satın almış olduğum vegan gıdalarla beslenmiş oluyorum. )

Yemeklerimiz Silivri Kampüs Cezaevleri Yerleşkesi İçinde bulunan Silivri Açık Ceza İnfaz Kurumu Merkezi Mutfağı’nda pişirilip gönderiliyor ;

Vegan yemeklerim Silivri Kampüs Cezaevleri Yerleşkesi içinde bulunan Silivri Açık Ceza İnfaz Kurumu Merkezi Mutfağı’ında pişiriliyor. Sonra da servis arabalarıyla bulunduğum Silivri Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na gönderiliyor. Silivri Kapalı Cezaevi Kurumu’na gelen vegan yemeğimi bu cezaevinin mutfağında görevli infaz koruma memuru ve adli hükümlü mahkum çalışanlar birlikte dağıtmış oluyorlar. Hak ihlallerini fiili olarak uygulayan bu görevli memurlardır. Tabi talimatı merkezi hiyerarşi içerisinde kurum müdürü vermektedir. Vardiya başgardiyanları da aldıkları eylem talimatını alt görevli memurlara iletmiş oluyorlar. Vegan yemek hakkı ihlalleri genel olarak bu hiyerarşik ilişki içerisinde uygulanmış oluyor.

Şu anda bulunduğum Silivri Kapalı Cezaevi’nde, cezaevi idaresi ve yemekleri dağıtmakla görevli mutfak sorumlusu görevli memur, vegan yemek ihlalinin sorumlusunun Silivri Açık Cezaevi Kurumu İdaresi ve mutfak çalışanlarının olduğunu söylüyorlar. Suçu, hak ihlalini bu kurum idaresi ve çalışanlarının üzerine atarak kendilerini aklamaya çalışıyorlar.

Oysa yaklaşık bir yıldır vegan yemek hakkım ihlal ediliyor. Vegan yemek hakkımın ihlal edilmesi nedeniyle ilgili hukuk ve yasal kurumlara yazmış olduğum dilekçelerim ilgili kurumlara iletilmiyor. Çünkü Silivri Kapalı Cezaevi İdaresi, işlenen suçların ve hak ihlallerinin duyulmasını, bilinmesini, öğrenilmesini istemiyor. İşlenen suçların ve hak ihlallerinin üstünü örterek gizlemeye çalışıyorlar. Silivri Kapalı Cezaevi İdaresi’ de işledikleri suçların, hak ihlallerinin farkındalığı, bilinci içerisindeler. Hukuk dışı eylemlere başvurduklarını ve suçlu olduklarını biliyorlar. Bu nedenle eylemlerini gizliyorlar, inkar ediyorlar. Yaptıklarını savunamıyorlar, üstlenemiyorlar.

Silivri Kapalı Cezaevi Kurumu İdaresi’nin bu tavrı, davranışı işlenen suçların ve vegan yemek hakkı ihlallerinin sorumlularının onlar olduğunun belirtisini ifade etmektedir. Çünkü hak arama amaçlı olarak hukuk kurumlarına ve yasal kurumlara yollamış olduğum dilekçelerimin Cezaevi idaresince engellenmiş olması da ayrı bir suç unsurudur.

Silivri Kapalı Cezaevi İdaresi’nin tüm eylemleri meşru ve hukuki eylemler, davranışlar değildir. Suçlarını gizlemek, örtmek için yine hukuk dışı yol ve yöntemlere başvurmaktadırlar. Bu durum onların yeni yeni suç üretmesine ve suçlu konumda olmalarını sağlamış oluyor. Yani zincirleme suç işleme ve üretme hali süreklilik içeriyor.

Yaşadığım vegan yemek hakkı ihlalleri ve tarihleri:

1 – 24 Nisan 2017 tarihinde ; Silivri Kapalı Cezaevi Müdürlüğü Kanalıyla, Silivri Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü’ne talep içerikli ve vegan yemek hakkımın ihlali ile ilgili dilekçe yazıp yollamış oldum. Bu yazmış olduğum dilekçemde ;

A – Vegan iaşemin eksik verildiği, vegan yemeklerimin eksik verilmekte olduğunu belirtmiş oldum.

B – haftalık olarak ( 7 günde bir kez Cuma günleri topluca verilen )  tarafıma verilen vegan kahvaltılık gıdaların (Zeytin, tahin – pekmez karışımı ) verilmediğini ve hak ihlali yapıldığını anlatmış oldum. Bu hak ihlalinin sonlandırılmasını talep etmiş oldum.

C – Vegan beslenmem içi mevsimlik sebze _ meyve tüketiyor olmam gerekir. Fakat Silivri Açık Cezaevi Kurumu Merkezi Mutfağı’nın tarafıma mevsimlik sebze, meyve göndermemekte olduğunu anlatmış oldum. Tarafıma yeterli ve hakkım olan sebze – meyvenin gönderilmesini talep etmiş oldum.

D – Vegan yemeklerimin hem miktarının hem de kalitesinin  çok yetersiz olduğunu, sağlıklı dengeli bir beslenmeyi içermediğini belirtmiş oldum.

 

2 – 06 Haziran 2017 tarihinde ; akşam yemeğini dağıtan görevli memur;  << Osman, akşam yemeğin gelmedi. Silivri Açık Cezaevi Mutfak Çalışanları vegan yemeğini göndermemişler. >> demiş oldu.

 

3 – 07 Haziran 2017 tarihinde; Silivri Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusu dilekçesi yazıp yollamış oldum. Bu yazmış olduğum suç duyurusu dilekçemde;

 

A – Sürekli olarak ve sık aralıklarla vegan yemeklerimin verilmediğini, hak ihlali yapılmakta olduğunu belirtmiş oldum.

B – Vegan yemek hakkımı ihlal edenlerin hem Silivri Açık Ceza Evi Kurumu İdaresi ve Personeli olduğunu, hem de Silivri Kapalı Cezaevi Kurumu İdaresi ve Personeli olduğunu anlatmış oldum.

C – Görevli yöneticilerin ve personelin kamu görevlilerini kötüye kullanmış  olduklarını ve hukuki açıdan suç işlediklerini anlatmış oldum.

 

4 – 07 Haziran 2017 tarihinde; Silivri Kapalı Cezaevi Kurumu İnfaz Hukuku Kalem Memurluğuna dilekçe yazmış oldum. Bu yazmış olduğum dilekçemde; 07 haziran 2017 tarihinde Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı’na  yazmış olduğum suç duyurusu dilekçemin ilgili kuruma gönderildiğine ilişkin tarafıma cezaevi çıkış numarasının ve tarihinin gönderilmesini talep etmiş oldum.

( Not : Bu talebim gerçekleşmedi. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığına yazmış olduğum suç duyurusu dilekçemin ilgili kuruma gönderildiğine ilişkin tarafıma cezaevi çıkış numarası ve tarihi verilmedi. Çünkü hukuki kurumlara yazmış olduğum suç duyurusu dilekçelerim cezaevi idaresi tarafından engelleniyor, gönderilmiyor. Anayasal bir hak olan dilekçe yazma ve hak arama hakkım da cezaevi idaresi tarafından ihlal edilmektedir. Hukuken suç işlenmektedir. )

 

5 – 08 Haziran 2017 tarihinde; vegan yemeklerimin verilmemesi nedeniyle Silivri Cumhuriyet Başsavcılığına yazmış olduğum suç duyurusu dilekçemle ilintili olarak Mustafa isimli cezaevi görevli baş memur bulunmuş olduğum C-9-71 no’lu hücre odama geldi. Verilmeyen, ihlal edilen vegan yemeklerimle  ilgili sorun üzerine konuşmuş olduk. Mustafa isimli baş memur : << Gelmeyen vegan yemeklerinle ilgilenmiş olacağım. Bundan sonra yemeklerin gelmediğinde beni çağırırsın… >> demiş oldu.

 

6 – 09 Haziran 2017 tarihinde; öğle yemeğinin dağıtımında görevli memur personel ve mutfak çalışanı adli hükümlü mahkum; << Osman, Silivri Açık Cezaevi Kurumu  Mutfağı’ndan sana sadece bir tencere doluşu haşlanmış et göndermişler. Başka hiçbir yemek göndermemişler. >> demiş oldu.

 

Yemekleri dağıtan görevli memur, bir tencere dolusu haşlanmış eti hücremin açık duran mazgal kapağının üzerine bırakmış oldu.

Ben vegan beslendiğimi hayvan eti yemediğimi belirtmiş oldum. Verilen et dolu tencereyi geri almalarını istedim.

Görevli memur da : << Osman Silivri Açık Cezaevi Kurumu  Mutfağı’ndan sana sadece bir tencere haşlanmış et göndermişler. Verilen yemeği geri alamayız. >> dediler.

 

Vegan beslenmekte olduğumu bildikleri halde ısrarla bir tencere dolusu haşlanmış eti almamakta ayak diremeleri psikolojik işkence, eziyet, taciz ve kötü muamele amacıyla yapılan tasarlanmış bir eylemdi.

Uygulanan bu psikolojik şiddete, tacize, işkenceye, kötü muameleye tepkimi göstermiş oldum. Hücre kapımın açık duran mazgal kapağı üzerinde duran bir tencere dolusu haşlanmış eti almazlarsa koridora dökeceğimi söylemiş oldum. Göstermiş olduğum bu tepkim üzerine yemek dağıtan görevli memur mazgal kapağı üzerinde duran haşlanmış bir tencere dolusu eti geri almış oldular.

 

Vegan beslenmekte olduğumu bildikleri halde ;

A – Hem vegan yemeklerim verilmeyerek hak ihlali yapılıyor,

B –  Hem de,  yemediğim bir tencere dolusu haşlanmış et verilerek manevi, psikolojik işkence, taciz, eziyet, kötü muamele yapılıyor.

Cezaevi idaresinin bu uygulamaları hukuken suç unsuru oluşturmaktadır.

 

7 – 26 Haziran 2017 tarihinde ; bugün akşam yemeği dağıtımında görevli memur personel ve adli mahkum çalışan;  << Osman, Silivri Açık Cezaevi Kurumu Mutfağı’ndan sana sadece bir tabak makarna yollamışlar. Sana başka yemek göndermemişler. >> dediler.

Görevli memur personel bir taba makarnayı açık duran mazgal kapağının üzerine koydu. Diğer üç çeşit vegan yemeklerim verilmedi, hak ihlali yapıldı.

 

Açıklayıcı Not : Vegan bireyler hayvansal ürün içerin katkılı gıdaları tüketmezler. Dolayısıyla da unlu mamül gıdaların içine yumurta, süt, yoğurt, vb. Hayvansal ürünler katıldığından vegan bireyler bu tür katkılı ürünleri yemezler.

Vegan beslenen bir birey olarak ben de, hayvansal katkı içeren pasta, börek, çörek, kurabiye, unlu tatlılar, makarna, vb. Gıdaları tüketmiyorum. Bu beslenme kültürümü bu cezaevi kurumuna gelmiş olduğumda hem Silivri Kapalı Cezaevi Müdürlüğüne ve Mutfak Çalışanlarına hem de Silivri Açık Cezaevi Kurumu idaresine ve Mutfak Çalışanlarına dilekçe yazıp iletmiştim. Dolayısıyla da, vegan beslenmemde bu tür hayvansal katkı içeren unlu mamül gıdaları tüketmediğimi kendilerine anlatmış oldum.

 

Bu açıklayıcı bilgilendirmeyi akşam yemeğini dağıtan görevli memur personele ayrıntılı olarak anlatmış oldum. Dolayısıyla da tarafıma verilen yemediğim hayvansal katkı içeren bir tabak makarnayı protesto amaçlı olarak koridora boşaltmış oldum. Bu protesto amaçlı davranışıma ek olarak da ; << psikolojik işkence yapmak şerefsizliktir! >> sloganını atmış oldum.

 

8 – 29 Haziran 2017 tarihinde ; Silivri Kapalı Cezaevi Kurumu Müdürlüğü, tarafıma verilen hayvansal katkı içeren bir tabak makarnayı almayıp koridora dökmüş olamam nedeniyle ve << psikolojik işkence yapmak şerefsizliktir! >> sloganı atmış olmam nedeniyle disiplin soruşturması başlatmış oldu. 29 Haziran 2017 tarihinde tarafıma disiplin soruşturması nedeniyle savunma yapmamı talep eden bir yazılı belge verildi. Üç gün içinde ilgili olayla savunma yapmamı istediler.

 

9 – 28 Haziran 2017 tarihinde ; ” Silivri Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü Kanalıyla, Silivri Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğüne” vegan yemek hakkımın ihlaliyle ilgili uzunca bir dilekçe yazıp yollamış oldum.

Bu yazmış olduğum dilekçemde ;

A – vegan beslenmekte olduğumu belirtmiş oldum. Tarafıma gönderilen vegan yemeklerimin ya verilmediğini ya da eksik verildiğini anlatmış oldum. Vegan yemek hakkımın ihlal edildiğini belirtmiş oldum.

B – Vegan yemeklerimin verilmediğini yemediğim halde kötü muamele, psikolojik işkence, eziyet, baskı amaçlı olarak etli yemek, haşlanmış et, tavuk kızartma türü vegan olmayan yemekler verildiğini anlatmış oldum.

Ayrıca ; gelmeyen vegan yemeklerin ve gönderilen etli yemeklerin sorumluluğunu Silivri Açık Cezaevi Kurumu İdaresi’nden ve Mutfak personelinden kaynaklanmakta olduğu söyleniyor. Silivri Kapalı Cezaevi İdaresi ve Mutfak Personeli suçu ve hak ihlalini Silivri Açık Cezaevi Kurumunun üzerine atmış oluyor. İşledikleri suçlardan kurtulmaya çalışmış olduklarını anlatmış oldum.

C – Yeterli düzeyde sebze – meyve verilmeyerek hak ihlali yapıldığını anlatmış oldum.

D – Yeterli düzeyde vegan yemek çıkartılmadığını ( bakliyat türü ve mevsimlik sebze yemekleri ) anlatmış oldum.

E – Yapılan vegan yemeklerin miktarının ve kalitesinin yetersiz olduğunu  anlatmış oldum.

 

10 – Cumhuriyet Başsavcılığına, yasal kurumlara, resmi kurumlara yazmış olduğum hak arama içerikli dilekçelerim gönderilmiyor, engelleniyor, hak ihlali yapılıyor.

 

11 – Silivri Kapalı Ceza İnfaz Kurumu İdaresi ve personeli vegan yemek hakkımın ihlaliyle ilgili işlenen suçları gizliyor, üzerini örtmeye çalışıyor.

Yaklaşık bir yıldır devam eden vegan yemek hakkımın ihlalinin yanı sıra bir de manevi – psikolojik eziyet, taciz, kötü muamele, işkence amaçlı olarak tarafıma etli yemekler, haşlanmış et, kızartılmış tavuk veriliyor. Vegan beslendiğimi bildikleri halde kasti amaçlı ve tasarlanarak planlı olarak bu uygulamaları yapmış olmaları hukuken suçtur.

Silivri Kapalı Ceza İnfaz Kurumu İdaresi ve Personeli, hak ihlalinin ve uygulanan manevi – psikolojik işkencenin tanığı durumundadır. Hatta fiilen bu işlenen suçların uygulayıcısı konumundadır. Yine manevi – psikolojik şiddet, taciz, eziyet, kötü muamele devam ediyor.

Silivri Kapalı Ceza İnfaz Kurumu İdaresi ve Personeli, bu hukuk dışı uygulamaların sorumluluğunu Silivri Açık Cezaevi Kurumu’na atarak işlenen suçlardan kendini aklamaya çalışıyor. Hedef saptırıyor, akıl karışıklığı yaratmak istiyor.

Oysa hukuken işlenen suçları hukuki kurumlara bildirmeyen kamu görevlileri de suçlu konumundadırlar ve suça ortak olmuş olurlar.

 

12 – 30 Haziran 2017 tarihinde; Silivri Kapalı Cezaevi Müdürlüğüne Üç sayfalık yazılı savunma dilekçesi yazıp yollamış oldum. 26 Haziran 2017 tarihinde akşam yemeği dağıtımı sırasında yemediğim bir tabak katkılı makarnayı koridora dökmüş olmam dolayısıyla Cezaevi idaresi bu davranışım nedeniyle disiplin soruşturması başlatmıştır. Benden yazılı savunma yapmamı istemişlerdir. Bende bu tarihte üç sayfalık savunma dilekçesi yazıp Disiplin Kuruluna göndermiş oldum.

 

13 – 07 Temmuz 2017 tarihinde ; haftalık olarak her cuma günleri verilen vegan kahvaltılık gıdalarım ( zeytin ve tahin – pekmez karışımı ) bugün verilmedi. Görevli memur; << Osman vegan kahvaltılık ürünlerin gelmedi >> demiş oldu.

Daha sonra aynı gün gece yarısında sadece bir poşet içinde zeytin getirip vermiş oldular. Tahin – pekmez karışımı kahvaltılık hakkım ise verilmedi. Hak ihlali yapıldı.

 

14 – 10 Temmuz 2017 tarihinde ; Silivri Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu, hakkımda almış olduğu 2 AY MEKTUP, FAKS GÖNDERME, ALMA DİSİPLİN CEZASINI tarafıma iletmiş oldu.

26 Haziran 2017 tarihinde akşam yemeği dağıtımında üç çeşit vegan yemeğim verilmemiş hak ihlali yapılmıştı.

Bu ihlalin yanı sıra bir de psikolojik işkence amaçlı, taciz amaçlı olarak yemediğim hayvansal katkı içeren sadece bir tabak makarna tarafıma verilmişti. Bu hak ihlalini ve yapılan psikolojik işkenceyi kınamak amacıyla bir tabak makarnayı koridora dökmüş oldum. Ayrıca tepkimi << psikolojik işkence yapmak şerefsizliktir! >> sloganı atarak göstermiş oldum.

Burada hukuken suçlu olanlar cezaevi görevlileridir. Fakat suçlu konumuna düşürülüp disiplin cezası verilen ben olmuş oldum.

15 – 21 Temmuz 2017 tarihinde ; Silivri İnfaz Hakimliğine altı sayfalık disiplin cezası itiraz dilekçesi yazıp yollamış oldum. Disiplin kurulu tarafından verilen 2 AY MEKTUP, FAKS GÖNDERME, ALMA CEZASINA itiraz etme hakkımı kullanmış oldum.

Silivri İnfaz Hakimliğine yazmış olduğum altı (6) sayfalık dilekçemde, Cezaevi idaresi tarafından uygulanan hak ihlallerini, psikolojik baskı, işkence, eziyet, kötü muameleleri tarihleriyle birlikte anlatmış oldum.

Bu altı sayfalık itiraz dilekçem hukuki bir kanıt olarak incelenebilir.

 

16 – 23 Temmuz 2017 tarihinde ; akşam yemeği dağıtan görevli memur ve adli mahkum çalışan ;

<< Osman, akşam yemeği olarak Silivri Açık Cezaevi Kurumu Mutfağından sana sadece bir tabak çorba yollamışlar. O bir tabak çorba da kazaya uğradı, döküldü. >> demiş oldular. Yine yeni bir vegan yemek hakkı ihlali uygulanmış oldu.

 

17 – 28 Temmuz 2017 tarihinde ; haftalık olarak her Cuma günleri topluca verilen vegan kahvaltılık ( zeytin, tahin – pekmez karışımı ) hakkım bugün verilmedi. Silivri Açık Cezaevi Mutfağından yollanmadığını söylediler. Bu yasal iaşe hakkım ihlal edildi.

 

18 – 31 Temmuz 2017 tarihinde ; ” Silivri Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü Kanalıyla, Silivri Açık Cezaevi Kurumu Müdürlüğüne ” dilekçe yazıp göndermiş oldum. Yazmış olduğum bu dilekçemde de yaşanan  vegan yemek hakkı ihlallerimden bahsetmiş oldum. Hak ihlallerinin giderilmesin istemiş oldum.

19- 07 Eylül 2017 tarihinde; Silivri İnfaz Hakimliğine gitmiş oldu. 26 Haziran 2017 tarihinde üç çeşit vegan yemek hakkım ihlal edilmişti. Hem de psikolojik eziyet, işkence amaçlı hayvansal katkı içeren bir tabak makarna  verilmişti. Ben de bu hak ihlalini ve taciz, psikolojik işkence amaçlı verilen hayvansal katkı içeren bir tabak makarnayı koridora döküp “ psikolojik işkence yapmak şerefsizliktir” diye slogan atmıştım.

Bu yaşanan hak ihlali ve psikolojik işkenceye karşı meşru hukuki savunma hakkımı kullanarak tepkimi dillendirmiş oldum. Haklı konumda olmama rağmen Silivri Kapalı Cezaevi Disiplin Kurulu beni suçlu bulup disiplin cezası ile cezalandırmış oldu. 2 AY MEKTUP VE FAKS GÖNDERME VE ALMA İLETİŞİM CEZASI tarafıma verildi. Verile bu disiplin cezasına itiraz etmiş oldum. Silivri 1. İnfaz Hakimliği’ nde yapılan duruşmada; 21 Temmuz 2017 tarihinde göndermiş olduğum 6 sayfalık itiraz dilekçemde yazmış olduğum hak ihlallerini, tacizleri, baskıları, kötü muameleleri, psikolojik işkenceleri anlatmış oldum.

Mahkeme hakimi, anlatmış olduğum vegan yemek hakkı ihlallerini önemsemedi.  Yine; taciz, baskı, psikolojik eziyet, işkence uygulamalarını önemsemedi. Hak ihlali yapan, hukuk dışı davranan; taciz, psikolojik eziyet, işkence yapan cezaevi idaresini ve personelin tarafını tutarak hukuki değil politik tavır takınmış oldu. Bağımsız bir hukuki davranış sergilemeyerek adil olmayan hüküm verdi. Disiplin cezasını onaylamış oldu. Oysa, insani; hukuki hakları ihlal edilen, mağdur edilen ben olmama rağmen haksız konuma düşürülen taraf ben olmuş oldum.

Silivri 1 İnfaz Hakimliği’nin bu kararını 07.09.2017 tarihli ve 2017/4114 Esas, 2017/ 4666 Nolu karar TC Silivri Ağır Ceza Mahkemesi’nde 25.10.2017 tarihli ve 2017/1985 Değişik İş No’lu kararı ile onamış oldu.

İlgili bu disiplin cezası 13 Kasım 2017 tarihinde uygulamaya konuldu. Uygulama aşamasında 2 AY Mektup, Faks gönderme, alma cezasına cezaevi idaresi hukuki olmayan keyfi bir uygulamayla Telefon Görüşmesini de eklemiş oldu. Böylece telefon hakkımda ihlal edildi.

20- 12 Ekim 2017 tarihinde; öğle yemeğini dağıtan adli mahkum çalışan “ Osman, sana etli fasulye yemeği yollamışlar” dedi. Etli yemekleri yemediğimi söyleyerek verilen yemeği almayacağımı belirtmiş oldum. Bu söylemim üzerine yemeği dağıtan adli mahkum çalışan “Şaka yaptım; yemeğin içinde et yok” demiş oldu.

Açıklayıcı önemli Not: Bugün verilen öğle ve akşam yemeklerini yedikten sonra midem ve karnım şiddetli ağrıdı. Normalde mide ve karın ağrısı yaşamıyordum. Mide ve karın ağrısının doğal bir durum olmadığın belirtmek istiyorum.

22- 13 Ekim 2017 tarihinde; öğlen yemeğini yedikten sonra midem ve karnım yine ağrımış oldu. Dünden başlayarak verilen vegan yemekleri yedikten sonra midem ve karnım şiddetli ağrımış oldu. Dolayısıyla da sindirim sistemimdeki ağrı nedeniyle sabaha kadar uyuyamıyorum.

Açıklayıcı Not: Bugün verilen vegan akşam yemeğimi almadım. Yemekleri yedikten sonra midem ve karnım ağrımaya başlıyor. Sabaha kadar şiddetli ağrı nedeniyle uyku düzenim de bozulmuş oldu. Bu nedenlerden ötürü bundan sonra verilen vegan yemekleri almayacağımı yemek dağıtan memura söylemiş oldum. Vegan yemeklerimin içine sindirim sistemime zarar verici maddeler katılabileceğini söyledim. Bu nedenle verilen vegan yemekleri almayacağımı söylemiş oldum.

23- 14 Ekim, 15 Ekim, 16 Ekim 2017 tarihlerinde; verilen vegan yemekleri almamış oldum. Cezaevi kantininden satın almış olduğum vegan içerikli gıdalarla beslenmemi sürdürmüş oldu. Cezaevi idaresinin verdiği vegan yemekleri yedikten sonra son üç dört gündür şiddetli karın ağrısı yaşıyordum. Dört beş gündür de tuvalet ihtiyacımı karşılamakta da zorlanıyordum. Hem beden sağlığım bozuldu. Hem de psikolojik olarak olumsuz etkilenmiş oldum.

24- Silivri Kapalı Cezaevi Müdürlüğüne konu ile ilgili yazmış olduğum dilekçelerime cezaevi müdürü yanıt vermedi, çağırıp görüşmedi.

25- 18 Ekim 2017 Tarihinde, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı’na altı sayfalık suç duyurusu dilekçesi yazıp göndermiş oldum.

26- 18 Ekim tarihinde cezaevi müdürü ile görüştüm. Cezaevi 1. Müdürü Ali Demir yaşanan bu durumlardan haberinin olmadığını ve gerekli soruşturmayı başlatmış olacağını söyledi.Cumhuriyet başsavcılığına yazmış olduğum suç duyurusu dilekçemi göndermememi istemiş oldu.

27- 18 Ekim tarihinde akşam yemeğini alıp yemiş oldum.

28- 19 Ekim tarihinde; bugün verilen öğlen ve akşam vegan yemekleri yedikten sonra tekrardan şiddetli mide ve karın ağrısı yaşamaya başladım.  Sabaha kadar mide ve karın ağrısı nedeniyle uyuyamadım.

29- 20 Ekim 2017 tarihinde;Cezevi Müdürlüğü’ne dilekçe yazıp göndermiş oldum. Bu dilekçemde; tarafıma verilen yemekleri yedikten sonra tekrardan şiddetli mide ve karın ağrısı yaşadığımı belirmiş oldum. Yemeklerimin içine sindirim sistemime zarar verici kimyasal maddeler katıldığını anlatmış oldum. Bu nedenle tarafıma verilen vegan yemekleri önlem olarak bundan sonra almayacağımı belirtmiş oldum.

30- 20 Ekim 2017 tarihinde; saat 10.30’ da yazmış olduğum dilekçeme ilişkin olarak görüşmeye hücre odama cezaevi serbaşmemuru gelmiş oldu.

Bu görüşmemizde kendisine;

  • 18 Ekim 2017 tarihinde Silivri Cumhuriyet Başsavcılığına yazmış olduğum 6 sayfalık suç duyurusu dilekçemin ilgili kuruma gönderilmesini istemiş oldum.
  • Görevli serbaşmemur da; “Osman o yazmış olduğun suç duyurusu dilekçeni işleme koymadık; iptal ettik. Başka bir dilekçe yaz gönder bu yazacağın dilekçeni işleme koyup göndermiş olacağız” demiş oldu.

31- 23 Ekim 2017 tarihinde; SilivriCumhuriyet Başsavcılığı’ na sekiz sayfalık suç duyurusu dilekçesi yazıp göndermiş oldum.

32- 24 Ekim 2017 tarihinde uzunca bir süredir devam eden mide ve karın ağrılarım nedeniyle cezaevi doktorluğuna muayene olmak için dilekçe yazmış oldum. Acilen hastaneye sevk edilerek muayene yapılmasını talep etmiş oldum.

33- 25 Ekim tarihinde cezaevi doktoruna muayene için çıkartıldım. Yediğim vegan yemeklerde sonra şiddetli mide ve karın ağrısı yaşamaya başladığımı belirttim. Yaklaşık 10 gündür sindirim sistemimin işlevini yitirmiş olduğunu ve hala büyük tuvalet ihtiyacımı gideremediğimi anlatmış oldum. Yediğim vegan yemeklerin içine sindirim sistemime zarar veren kimyasal maddeler katılmış olabileceğini anlatmış oldum. Bu sağlık sorunum nedeniyle tıbbi inceleme, araştırma ve tahlil yapılmasını istedim.

Cezaevi doktoru Araştırma Hastane’sine sev ketmiş oldu.

34- 13 Kasım tarihinde; cezaevi disiplin kurulunun 07.07.2017 tarihli haberleşme veya iletişim araçlarından yoksun bırakma veya kısıtlama cezası (mektup, faks) 2 ay süre ile başlatıldı.

Belgelerde disiplin cezası olarak mektup ve faks yazılmış olsa da cezaevi idaresi keyfi olarak telefon açma hakkımı da ihlal etti.

15 Kasım 2017 tarihinde aileme telefon açma hakkım gasp edildi.

Görevlerinin gereklerine aykırı hareket ederek, mağduriyetime ve kanunun zararına neden olan Silivri Kapalı Cezaevi ve Mutfak Personeli ve Silivri Açık Cezaevi İdaresi ve Mutfak Personeli hukuken suç işlemişlerdir. Ayrıca temel insan haklarına da aykırı davranarak insani haklarımı ihlal etmişlerdir.

Yine vegan yaşama ve beslenme kültürümü hedef alarak ayrımcı, saldırgan, tutum içine girerek sürekli kasıtlı olarak hayvan eti, etli yemekler, hayvansal katkı içeren yemekler tarafıma verilerek psikolojik işkence, eziyet, kötü muamele yaparak suç işlemişlerdir.

Cezaevi idaresinin hukukdışı, insanlık dışı uygulamalarına karşı meşru savunma hakkımı kullanarak insani tepkimi göstermiş olduğumda ise keyfi disiplin cezaları verilerek aylarca süren iletişim ve haberleşme cezalarıyla insani haklarım yok edilerek mağdur edilmiş oldum.

İnsan haklarını ve insani hakları güvenceye alan hukuk maddelerini ihlal eden Silivri Kapalı Cezaevi idaresi ve Mutfak Personeli ve Silivri Açık Cezaevi İdaresi ve Mutfak Personeli hakkında işlemiş oldukları suçlar nedeni ile idari, hukuki, soruşturma açılmasını ve gerekli işlemlerin yapılmasını talep ediyorum.

Adres:

Silivri Kapalı Ceza İnfaz Kurumu  C9-71

Osman Evcan

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

2 Answers

  1. Pingback: Osman Evcan’ın vegan yemek hakkı yine gasp ediliyor – Sessiz kalmayalım! | Yeryüzüne Özgürlük Derneği

  2. Pingback: Osman Evcan'ın vegan yemek hakkı yine gasp ediliyor!

Leave a Reply

Your email address will not be published.
Required fields are marked *